kendi sesinde kendi şiirini okur çocuk
bir tahta kapının önünde daracık sokağa bakar
annesinin tokat izi yanağında al al
babasının yasağı
kapının önünde durur
belinde kovboy tabancaları
eli belinde başı dik
çocuk kendi şiirini okur
oyun oynayanları izler
patlak toptan alamaz bakışlarını
yokuştan kayanların yerine koyar kendini
bir tahtanın altını sabunlar
ver elini yokuş aşağı kayışa
sek sek oynar oynayanların yerine içinden
kaydırağı atar
üçlere
dörtlere
çizgiye hiç basmaz
kaydırağı kenar yapmaz
her sekişi kesindir
hiç kalmadan çıkar dışarı
beş taş oynar kızlarla uzaktan
bütün taşları toplar
köprülerden geçirir bir bir
parmaklarına takılmaz
en önce bitirir
kama atar
gelmeden birisi görmeden onu oynarken
kapının önünde durur
kendi şiirini okur çocuk
kendi sesinde kendi şarkısını söyler kadın
bir tahta kapının ardında
perdesi çekilmiş pencereden bakar
kavgadan
bağrıştan çağrıştan korkar
başı öne eğik
hırsını çocuktan almış kadın
kendi şarkısını söyler
odunu sobayı hazır eder
suları yedekler
yemek hazırlar
radyo sabahtan açıktır
kaynana dırdırı
misafir gelir çay demler
kolonya şeker
etrafı toplar okula yollar çocukları
pazara gider
akşam yemeği
toplanır sofra
yıkanır bulaşık
yatar çocuklar
leğeni suyu odaya
kapı arkasına taşır
yıkanır her şeyden arınmak istercesine
yıkanırken erimek istercesine
dökünür su
kendi sesinde
kendi şarkısını söyler kadın
kendi sesinde kendi öyküsünü anlatır erkek
meyhanelere, camilere unutmak için gider
neyi unutacağını bilmeden
yalnızca unutmak
hatırlamak istemez
yediğini içtiğini giydiğini
hatırladığı an teslimiyetidir onun
neye teslim olduğunu bilmeden
kendi sesinde kendi öyküsünü anlatır erkek
kahvelerde bunalır
boğulur odalarda
yığılır parklarda
meyhanelerde ayılır
vuruldukça sayılır
için için kırılır
kendi sesinde kendi öyküsünü anlatır erkek
kendi sesinde kendi dramını oynar sokak
suratına tahta kapılar kapanır
sesler yuvarlanır kaldırımlarda
akşam üstleri güneş kızıllığında
sararır parke taşları
vurulup çıkılır kapılar
elektrik direklerinde afişler
telefon tellerine takılmış uçurtma kuyrukları
rüzgarlarda salınır
akşamları yemek sonrası
parklara gidilir
girilen kollar
tutuşulan eller
bir ağlayışın susturulmasıdır
geri dönülemezliğin zehri
martılarının seslerinin işitilmesidir varyanttan
kendi sesinde kendi dramını oynar sokak
Beyaz kedi her yanı tarayıp ertesi gün için gökyüzünü temizleyen gümüşsü ayı temsil eder. Beyaz kedi "gizlice ortadan kaybolanları izleyen, iz takip eden avcı; araştırıcı; kelebek avcısı"dır. Margaras "ternizleyici" ya da "kendi kendini temizleyen hayvan"dır. Yolu gümüşsü ayla aydınlanmış olan beyaz kedi avcı ve katildir. Bütün karanlık, gizli yerler ve varlıklar o karşı konulmaz ölçüde tatlı ışıkta ortaya çıkar. (William S. Burroughs - İçerdeki Kedi)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Eski Videolar
Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...
-
Şahin Şahvelioğlu (1958 - 2017) ------------ 16 Mart 2017 Perşembe - Kırıntı Köyü halkımızdan Şahin Şahvelioğlu (59) İstanbul'da ya...
-
Belleksizleşmek İstiyorum. Bu bir beklenti değil, bu bir niyet değil, bu bir geri çekilme veya kaçış değil. Tükenmiş olmanın doğal bir sonuc...
-
Mustafa (Kayalı) Dedem'in kırklı, ellili yıllardan kalma Ece ajandaları vardı, herbir güne alacak, verecek yazdığı. Defterleri bana gel...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder