yağmuru bulutlardan gözlerimizle sağdık
ellerimiz ellerimizde gül
söz ayrılığımızla meşgul
sır oldu günlerimizden devşirdiğimiz dikenler
terhis olunmuş esrimeler seli
rüzgar gülünden akar yıldız külleri
bir deniz kabuğundan dökülür divana
kullanabilirsen ah! -ölmeyi
ölümün al mercanı
sana da kul bana da kul
ateşteki adın semender
adresin toprak
yandığın su
can meclislerinde kundaklandıkça gönlün
tutuşur kum postun
yarin de çul dostun da çul
tendir kefendir beden sandalına dolanan bahar demleri
o beden berdar olmuş bir virane
feleğin darbı okşaması olmuş gönlünün
bir dehlizler dostunun sesinde
ben de kul peşrev de kul
bu yürekte çoğalıp kabardı binlermişçesine bir
titrek gök
yarık yer
neyin sesinde geceyi yoğurdu
ay yenilerinden devşirildi
yangınlardaki külüm
küllerimden derlendi
akşamdan sabaha döndükçe
ölümüm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder