28 Mart 2022 Pazartesi

olan bu

olan bu
yalnızca olan var
kimse yok şimdi
haftalar yok
ben yok oldum 
bitmeyen gecelerden
bir şeyler beklemem nafile
kapıların önünden geçmem
parklarda dolaşmam nafile
günahkarım yakarmam nafile

haftalardır yakınmadan
kendimi boşluğun kamçısı ile kırbaçladım
bir çocuk ağlıyor
oyuncağını kaybetmiş
bir adam kelepçeli elleri
vurulmuş
bir yokluktan bir boşluğa dönüştüm
her şey arapsaçı çözülür
kitaplar biter yenisi çıkar
arkamızı döner gideriz
ellerim ceplerimde
arkamda tanıdık olmayan gözler
beni ben izlenmekteyim
akşam
kanepeye kıvrılırım
sızarım uyurum
uyanırım tavana takılır gözlerim
ne yaptığımı düşünürüm
ama bilemem
yalnızca olanlara bak der bir hikaye
hiç sonu yoktur hikayenin
olanlar vardır

ben terkettim kendimi 
itiraf ediyorum
satırlar yazıyorum
aryalar dinliyorum
yıkandım ve arındım 
günler sonra
dışarı çıkacağım
kalabalıklara karışacağım
her yüzde geleceğe dair aradığım
-çizgiler, kilometre taşları
siliniverecek zihnimden

tertemiz tenim
gözbebeklerim
birdenbire ve aniden
unuttum
çekip çıkarmak gelmiyor içimden
yıllar sonra yanmış çıraları
-yakıcı alevlerden isli uçlara
kumda söndürülmüş
düzlenmiş çöl kıvrımları
kum tepelerinden 
kum tepelerine sıçrayışlarım
kahkahaları arkama almışım 
dönüp gittim 
mezarlardan mezarlıklardan
ilk günün yıkıntılarını onardım 
kalan taşları kaldırırken

tekrar duysam kahkahaları 
mahşerimde karşımda
biz buradayız deseler sesler
ben sizi gömdüm diyeceğim
bir kılım dahi kıpırdamayacak
bir hücrem bile
olan bu

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...