Sana şükürler olsun.
Sen olmasaydın, sen olmasaydın, düşlerin olmasaydı, bozkırın ortasında, bozkırın ortasında... Gece üçlerde olmasaydın... Beni ne titretebilirdi ki? Hiç bir şey...
Gözyaşlarım mutluluktan oysa. Oradaki haykırmalarım mutluluk çığlıkları. Anlamadın mı? Anlamıyor musun?
Bir irin değil deşilip çıkan, bir pislik değil üzerine neşter vurulan. Bir hayat. Yaşanmışlığı göze alamamış bir korkaklığın hayatı.
Korkak olan ben, hayat duruyor oralarda... Bekliyor kim gelirse gelsin diyor, ben buradayım diyor. Sen o hayatın tetiğini çektin işte. Sonuna kadar yaşanası bir hayatın naftalinlenmiş sandıktan çıkarılışı yaptığın.
Sana bağırdım. Suç bastıran çocuklar gibi, hem suçlusun hem de güçlüsün denilenler gibi, bağırdım.
Ama o bağırmada bile sana şükranlar vardı. İçin acımasın. Benim hiç acım yok. Anla.
Sen olmasaydın o dalgalar çarpmaya başlamayacaktı beynimde tekrar. O yosun kokusu gelip oturmayacaktı içime, uğultular dindirmeyecekti hasretlerimi.
Şimdi dışarıda hışırdayan ağaç bir deniz esintisini taşıyor bana. Şimdi çıkacağım sokağa gidip nargile içeceğim. Onca yılın ardından ilk defa denizi taşıyacağım nefeslerimde.
Hayat devam ediyor.
Denizler bekleyecek beni, seni. Merak etme o hiç bir yere gitmez. O sabrın ebedi tanığıdır. Bekler yaramaz çocuklarını. Yeter ki sen onu zorlama.
Onunla uyumlu ol. O sallanırsa sen de onunla sallan, durursa sen de dur. Rüzgârına karşı durma. Onun rüzgârını arkana al. Sabahında üşümezsin tüm bedenini koyuver kucağına. İşlerini yap. O da işleri yapıyor, yapacak.
Ben işlerimdeyim, hayatların en içinde, şah damarın zonkladığı yerde. Gözlerdeki merak, heyecan senin üzerinde. Ellerin titremesin.
Ben yollara vuracağım tekrar. Artık denizime gitme vakti yaklaştı. Bunu anladım.
Sen olmasaydın ipim çekilecekti.
Deniz bekliyor. Bekledi ve bekleyecek. O mavilikte ruhumuzu serinleteceğiz sonsuza kadar. Onun düzlüğünde ve onun öfkesinde. Uzağı yakın yapacak bu düşlerin... Ne güzel... Hep bu düşlerinle ol.
Beni mutlu ettin ya yeter... Gölgem!
Beyaz kedi her yanı tarayıp ertesi gün için gökyüzünü temizleyen gümüşsü ayı temsil eder. Beyaz kedi "gizlice ortadan kaybolanları izleyen, iz takip eden avcı; araştırıcı; kelebek avcısı"dır. Margaras "ternizleyici" ya da "kendi kendini temizleyen hayvan"dır. Yolu gümüşsü ayla aydınlanmış olan beyaz kedi avcı ve katildir. Bütün karanlık, gizli yerler ve varlıklar o karşı konulmaz ölçüde tatlı ışıkta ortaya çıkar. (William S. Burroughs - İçerdeki Kedi)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Eski Videolar
Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...
-
Şahin Şahvelioğlu (1958 - 2017) ------------ 16 Mart 2017 Perşembe - Kırıntı Köyü halkımızdan Şahin Şahvelioğlu (59) İstanbul'da ya...
-
Belleksizleşmek İstiyorum. Bu bir beklenti değil, bu bir niyet değil, bu bir geri çekilme veya kaçış değil. Tükenmiş olmanın doğal bir sonuc...
-
Mustafa (Kayalı) Dedem'in kırklı, ellili yıllardan kalma Ece ajandaları vardı, herbir güne alacak, verecek yazdığı. Defterleri bana gel...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder