25 Eylül 2020 Cuma

ağıt

yeni yetme çocuksu ağızlar 
dudak kenarlarına iliştirdikleri akşamları 
gül dallı bulvarlarda hallaç gibi atmaktadırlar 
öfkenin güz boşluğunda 
dikenleşmiş saçlar 
yosma tarak dişlerinde salınmaktadırlar 
düş bozumu umutlar 
çağırmaya durmuş intiharları 
bitik yazgılara konulacak nokta 
yakınlaşmış sır menzilinde çocuklara 
sırılsıklam batan sıcağın 
yeni sütten kesilmiş çocuğun ağız kokusu 
tutkuların tendeki diş izleri 
dursuz duraksız kavgalara çağırır insanları 
terin kana kantar tuttuğu yılan demlerin
güzelliğin göz göz budaklandığı günlere düştüğü tarih 
yalı meşeleri ile kurulan darağaçlarının 
zindan duvarlarının üzerine yıkılmasıdır 

 1989

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...