belli ki kaçmış uykusu
uyuyup da uyanmamak en büyük korkusu
bir zamanlar gece
vazgeçilmez şarkılar şöleni
uygunsuz düşleriyle
hüznün serüveniydi
saçlar darmadağınık
gözler deli
bir zamanlar gece
irkilip kalkılmayan uyku sınırları
yürek ağrısız sevişmelerle
ışık göçümsüz(*) sabahlara uzanırdı
bir zamanlar gece
kuş öyküleri dolu nefeslerle
kendi sıcaklığına sığınmış ellerin
kalemlere keremler gibi delilenip
kağıtlarla söyleştiği inlerdi
uzun kış gecelerinin
çay misafirleriyle
kitap sayfalarının kutsanıp
zaman ırmaklarının taştığı ovalardı
bir zamanlar gece
anıların yüküyle batmanın boşluğunda
yudumlanan biranın
içe çekilen martı seslerinin özlemiydi
bir zamanlar gece
geceydi
sessiz sakin uykulu
bir volkanın altı gibi harlı
bir dağın doruğu gibi karlı
bir kervan yolu gibi ıssız
bir kovanın içi gibi canlıydı
geceydi
hiç söndürülmeyen mumum ışığı
yıldırımın gümüş yalımı
sayılamaz kumuydu
karanlık denizlerin
geceydi
bitmez sevişmelerin
tükenmez heyecanı
yürüyor su
geceden sabaha kalan tortu: ölüm
düşler boyu cebelleşip durduğu
yürüyor su
belli ki kaçmış uykusu
uyuyup da uyanmamak en büyük korkusu
1988
(*) İsmail Uyaroğlu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder