9 Aralık 2025 Salı

Karar herşeydir.

Günün yirmi dört saatini ayrı ayrı yaşamak gerek öncelikle. Her saat şehirde nasıldır, köyde nasıldır, dağda nasıldır, ormanda nasıldır, tecrübe etmek gerek.

Sabah

Beş, altı, yedi.

Güneş doğmamış. Zifiri bir karanlık. Kurt, tilki hırlamaları, köpek havlamaları. Serçelerin, baykuşların, saksağanın sesleri. Suyu azalmış derenin iniltisi. Esen yelin hışırtısı, tipinin, lodosun, poyrazın dallara vuruşu nasıldır, yaşamak gerek.

Güneş yok. Dolaşan ekip otoları, ambulanslar, çorbacıların kaldırımları yıkayan florasan ışıkları, pavyon önlerindeki dört çekerler, Volvolar, bmwler, mersedesler. Pavyon kapılarına, yanlarındaki panolarına asılmış afişler: Damla, Burcu, Özge, Mevsim gibi adlara sahip sarışın kadın resimleri, yakası açık, göğüs kılları dışarı taşmış sazcı resimleri.

Yaşamak gerek.

Deniz kıyılarında kurulmuş, hasır çatılarla örtülmüş diskolardan taşan elektrikli can hıraş çığlıklar, sürüklenen bedenler.

Unutuşu yaşamak lazım.

Her saati ayrı ayrı. Ama gece ve sabahı daha farklı yaşamak gerek. Gündüz biriktirmeye yarar, didinmeye ve uğraşmaya. Gece ve sabah ise karar vermeye ve uygulamaya geçmeye.

Herkesin kendi doğrusu başka. En mutlak doğru ise karar. Karar, doğrudur. Planlar, karar yoksa boş düşüncelerdir. Karar planı giydirir, kuşatır, ciddi bir hale sokar.

Karar her şeydir.

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...