9 Aralık 2025 Salı

son çırpınışlarında han kapıları

son çırpınışlarında han kapıları
artık bir daha ne yolcusu olacak hayatların
ne atların eşindikleri topraklar

duvarların ağırlığında çökmekte kelimeler

menteşeler sanki birer kuduz köpek

fırlatıyor çivilerini

yıkılıyor han dokunuşlarımla

ellerim avuçlarım müptela bu yıkmalara



dağlarım yok
vadilerim yarılmamış henüz
nehirler ateş kaynıyor

geceler çift güneşlere tutsak
bir kervan ovaların dağ sarkıntılıklarında

çıplaklığın yükünü yıkıyor

yağmurlardan arta kalan izler

deve gözlerinde kuruyor



son yollarda bir ulaktım

kervanlarda mektupları iletecek ne bir aşık kaldı

ne kapıları açacak asesler

ıssızım duvarların arkasında

ortağıyım saat tik taklarının sadece

bir de çingene kemanının çığlığı

yıkıntılarım hançerlenmiş




bunlar son anlamları kelimelerimin

işgal edilmiş bulvarlarda sabahın soğuk nefesi

kitaplarda gezinen hayaletlerin

fermanları çakılmış

kapalı mabetlerin kapılarına

hükmünü geçirmez olmuş boşluklar

tutuklu kelimelerime

zihnimin gömülü hazineleri

piramitler taşıyor gizlerinde

bir dağı yıkıyor taşlarım

bir dağa dönüyor sözlerim

ne kadar derin bıraksam

siliniyor ayak izlerim

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...