Bugün Pazar.
Ama bugün de iş var. Düz ovanın ortasında güneşin altında nikelajlı depoların üstünde yansıyan sıcaklık ve aydınlık gözleri kör ediyor.
Binalar yavaştan yükseliyor. Beton mikserleri gidip geliyor.
Kalıplar sökülüyor... Kalıplar çakılıyor.
Sesler ne yazık ki ne ter kokusunu ne çimento, kum, ne de kireç kokusunu taşıyor yanıma... O gece kendi şarkısını söylerken bıraktığım sardunya kokulu öpüşleri olan adını bilmediğim, sormadığım, sormayacağım o hüzün bakışlı kadının kokusunu taşıyamadığı gibi.
Bugün Pazar.
Diğer günlerden ayrımsız. Girişler, çıkışlar, puantajlar, ödemeler, yazılar, raporlar, kamyonlar, araçlar, ecza kutusu, kırtasiye dolabı, daktilo şıkırtıları, çay bardakları, tepeleme izmarit dolu küllük...
Sıradan işler... İşler sıradan bitiyor... Ama onlarsız yürümüyor şantiye...
Ben nasıl yürüyorum oysa.. Yüzleri görmeden, farketmeden, saçları koklamadan, nefesleri ensemde hissetmeden ve fısıldayan sesleri kulağımda duymadan ben, insansız nasıl geçiyorum zamanın çemberinden biliyor musun Gölgem?
Zaman sensiz duruyor benim içimde.
Akıp giden yalnızca koparılan, cildinden, yapışkanından ayrılan, sonra buruşturulup atılan takvim yaprakları.
Beyaz kedi her yanı tarayıp ertesi gün için gökyüzünü temizleyen gümüşsü ayı temsil eder. Beyaz kedi "gizlice ortadan kaybolanları izleyen, iz takip eden avcı; araştırıcı; kelebek avcısı"dır. Margaras "ternizleyici" ya da "kendi kendini temizleyen hayvan"dır. Yolu gümüşsü ayla aydınlanmış olan beyaz kedi avcı ve katildir. Bütün karanlık, gizli yerler ve varlıklar o karşı konulmaz ölçüde tatlı ışıkta ortaya çıkar. (William S. Burroughs - İçerdeki Kedi)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Eski Videolar
Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...
-
Şahin Şahvelioğlu (1958 - 2017) ------------ 16 Mart 2017 Perşembe - Kırıntı Köyü halkımızdan Şahin Şahvelioğlu (59) İstanbul'da ya...
-
Belleksizleşmek İstiyorum. Bu bir beklenti değil, bu bir niyet değil, bu bir geri çekilme veya kaçış değil. Tükenmiş olmanın doğal bir sonuc...
-
Mustafa (Kayalı) Dedem'in kırklı, ellili yıllardan kalma Ece ajandaları vardı, herbir güne alacak, verecek yazdığı. Defterleri bana gel...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder