9 Eylül 2023 Cumartesi

Farkına varan ...

Yanımda olduğunu da, yanında olduğumu da biliyorum ama bilmezlikten geliyorum.

Ben dokunuyordum, ellerimi uzatıyordum ve en büyük adımları atıyordum. Onlar duruyorlardı. Yalnızca istiyorlardı ve yalnızca bekliyorlardı. Onları sarıyordum kollarımla, onların kolları yana sallanmış bekliyorlardı.

Duyun beni diyordum. Seslerime ve sözlerime kulak kabartmıyorlardı. Sunduklarıma aşinaydılar. Vermelerde değildiler. Tüketiyorlardı beni çoğalmalarımda değildiler. Aldıklarını dahi koymuyorlardı yerine.

Sallanıyor ve saldırıyordum. Talan ediyordum hayatın öz suyunu. Onlar için birleştiriyordum, hazmediyor ve dönüştürüyordum. Yalnızca alıyorlardı yüzlerinde öylesine bir tebessüm bile eksikti.

Mahkûmu idim onların. Yüreğim çırpınıyordu oltadaki bir balık gibi. Yakalanıveriyordum bir sıcaklığa. Ama nerden bileyim ki sahte sıcaklıklarmış onlar, kibritle tutuşturulmuş. Bekliyordum. Çok sonra farkına varıyordum sarıldığım buz dağlarıymış.

Ne güzelmiş atılan adımların olması. Ne güzelmiş uzatılan ellerin olması. Ne güzelmiş seslerden heyecan duyulması. Ne güzelmiş alınırken vermeler, verirken almalar, azalırken çoğalmalar, çoğalırken yoğunlaşmalar.

İstemekte idiler beni. Ben ise arzu ediyordum. Farkında değildiler arzu etmekle istemenin ne olduğunun. Heyecan duyuyorlardı. Ben ise tutkulardaydım. Farkında değildiler, heyecan tutkuyla bir değildi.

Sonra dondum.

Durdurdum tüm arayışlarımı. Durdurdum yüreğimi. Durdurdum yürümelerimi. Ne isterseniz alın dedim, açtım talanlarına bedenimi ve beynimi. Sanki sonsuza dek sürmüştü talan.

Lime lime oldum. Mutluydum. Onların istediği ben yok oluyordum. Kendime sakladığım bense korunuyordum. Dokunamıyorlardı bana. Dokunduklarını sanıyorlardı. Yok edemiyorlardı beni. Yok ettiklerini sanıyorlardı.

Geldiler ve gittiler. Kaldılar ve terk ettiler. Aldılar ve tükettiler. Tertemiz yaptılar beni.

Onların temizlediklerinin ardından yenilendim ve yeniden doğdum. Onlara şükran duydum. İstesem de yok edemezdim kendimi bu kadar güzel. İstesem de yaşar ve hayata sarılı bırakamazdım kendimi. Onlar yaşadılar benimle. Karşılığında mutlu oldular ve başka avlara ve leşlere kanat çırptılar. Her leş yok edilince temizlenir arınır dünya. Kendilerinden birinin leşi; o işte eski ben; başka dünyaların ayağa kalkmış adamıyım şimdi.

Gözlerine görünenle, dokundukları adam; ben bir değilim artık. Tersine akıyor zaman. Ben geç kalmışlığın gençliğine çağıldıyorum. Genç duyguları yüreğimin en kökünde hissediyorum, hissetmediğim kadar. Değerine değer katıyorum aklaşan saçlarımla ve yüz çizgilerimle; doğumuma, çocukluğuma, çocuksuluğuma. Gençliğime büyüyorum.

Artık çiçekler derlemiyorum topraklardan, çiçekler koparmıyorum dallardan. Ellerim çiçekleşiyor, avuçlarım büyüyor tomurcuklarında. Taze sürgünler oluyor kavuşturduğum parmaklar.

Ben oluyorum. Farkına varan yalnız... Gölgem

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...