iyi yolculuklar dileyen bir ses. "merak etme canım, herşey güzel olacak, sen umudunu kaymetme, ben seni biliyorum," diyor.
ne kadar böyle temennilerde bulunsak da, biliyorum ki yine her zaman yaşanılan hayatın telaşı ile zayıflığın ürkekliği beraber olacak. ne denli böyle temennilerde bulunulsa da biliyorum ki o içimizdeki karanlık boşluk büyüyecek. yol boyunca yol bittiğince. ne zaman başlayınca çevremizdekilerle konuşma, "nasılsın,", "bir otobüs bileti, lütfen,", "iki ekmek,", "bir paket sigara,", "alo beni aramışsınız,"... o zaman gerçeğimizden kaçamadığımızı görüp kendimizle yüzyüze geleceğiz.
nesneler, varlıklar, maddelerin hiçbir anlamı yok. bunlar binlerce yıldır var ve binlerce yıl var olacaklar.
önemli olanı varlıkların insanların olayların olguların arasında kurulan ilişkiler ve bu ilişkilerin biçimleri. bizi yakan, yıkan, bozan veya güçlü kılan ilişkiler, ağlar, göstergeler, gösterenler, etki-tepki bileşenleri.
hazırlıklı olunması gereken yer burası diye düşünürüm. sen, o veya başkası. nerede, hangi konumda ne olduklarının önemi yok. bunlar arasında kurulan bağların ve bu bağlar üzerinden yaşanan durumların, duruşların hakikatlerin - gerçekliklerin- anlamı var.
ki işte bu hakikatlerin ilişkisel göstergesi, nedeni sonucu mesajı bizi zihinsel kelepçelerle bağlıyor. belirliyor.
yollar aynı yollar. binlerce yıl taşıdı taşıyor bizleri, kervanları, katarları. yolun üzerinde biz kendimizden ne götürüyoruz, bakılacak yer burası. evler binlerce yıldır var ve barındırıyor bizleri. ancak o evlerin içinde iken biz kendimizde neleri bağlamışız da tutmuş ve dönüştürmüşüz.
somut yapıların varlığı ile yapılar arasındaki ilişkilerin örüntüsü arasında çok büyük farklılıklar var. bu, bizlerin cehennemimizin veya çıkmazlarımızın ne olduğunu gösteriyor.
ilişkileri, bağıntıları veya örüntüleri sonsuz şekilde değiştirebilmek yeteneği ve kapasitesi bizim her an başka biri ve başka bir yerde olmamızı sağlayabiliyor.
bu duygularla yazdım, hiçbir şeyin erken veya geç olmadığı zannı ile bu satırları.
beklenmedik kalmalar olmasın. (*)
(*) ille görülmek için mi beklenir güzel günler beklemek de güzel - arif damar
Beyaz kedi her yanı tarayıp ertesi gün için gökyüzünü temizleyen gümüşsü ayı temsil eder. Beyaz kedi "gizlice ortadan kaybolanları izleyen, iz takip eden avcı; araştırıcı; kelebek avcısı"dır. Margaras "ternizleyici" ya da "kendi kendini temizleyen hayvan"dır. Yolu gümüşsü ayla aydınlanmış olan beyaz kedi avcı ve katildir. Bütün karanlık, gizli yerler ve varlıklar o karşı konulmaz ölçüde tatlı ışıkta ortaya çıkar. (William S. Burroughs - İçerdeki Kedi)
9 Aralık 2025 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Eski Videolar
Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...
-
Şahin Şahvelioğlu (1958 - 2017) ------------ 16 Mart 2017 Perşembe - Kırıntı Köyü halkımızdan Şahin Şahvelioğlu (59) İstanbul'da ya...
-
Belleksizleşmek İstiyorum. Bu bir beklenti değil, bu bir niyet değil, bu bir geri çekilme veya kaçış değil. Tükenmiş olmanın doğal bir sonuc...
-
Mustafa (Kayalı) Dedem'in kırklı, ellili yıllardan kalma Ece ajandaları vardı, herbir güne alacak, verecek yazdığı. Defterleri bana gel...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder