9 Eylül 2023 Cumartesi

ay'la

uzun bir uykunun bölünmüş soğukluğu ısınmaz ay’la
kuşatılmış bulanık bakışlı gözlerin örülmüş hıncıyla hiç

nice zamandır nazarlara kapalı
gizlenmiş kuytulara
çamurlarda bataklık çiçeğinin kokusu
bir gecede durulmaz ay’la
ilmeğin boğduğu solukların talanıyla hiç

limanları lanetlenmiş korsanlar
çürümüş solukları
sağırlara ıslık çaldırmaz ay’la
nedenlerin kafeslerine
kıstırılmamak hüneri bir hiç

yorgunluklarını yüklenmiş dallar
tohumlarını patlatan kış sıcağına aldanmışlar
güneşten beslenen ay’la
paçavralaşmış boranların önünde
terlere bulanmış şarkılar bir hiç

hangi zamanların yağmurlarısınız
özlüyorlar kapanışlarını
avuçlara doldurulan ay’la
birikintilerde seken serçenin
yaprağa hasreti bir hiç

hangi zamanların rüzgarlarısınız
gümüş iplikçiklere sarınmış
bulutları süründürüyorsunuz
esiri oluyorsunuz engebelerin
üflüyoruz kurtuluşunuzu
bedenlerinize ay’la
sönüyor mum alevinde bir hiç

kovuklarımıza dönüyoruz
acele ve acil sokaklarımızdan
pencerelerimiz kapalı rüzgara
perdelerimiz zincirlenmiş ay’la
intiharımıza çektiğimiz tetik bir hiç

hangi zamanların yıldız aşığısınız
ışıklarınız kaç ışık yılı yolda yaşlandı
da gözlerimizdesiniz
öldüğünü bilmeyen
yıldız ölüsünden gelen huzme
nefesin kefenime döndü
söndü aynaların aksinde titreyen ay’la
keşmekeş şehrin yangını bir hiç

berfin bahar aralık 2009 sayısında yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...