durmak
okumadan yazmadan
sanki bir an
binlerce saat
gözleri kısıp
boşluğa bakmak
durmadan
okumak yazmak
iş yapmak
gibi yaparken
başka dünyalara sarkmak
kendinden kaçmak
bir çakal oluyor taş
kumsalları eşiyor
kum gevşektir sanma
yıkar koşanı
kum yumuşaktır sanma
sıkar batanı
kum esirdir sanma
aşındırır taşı
kum savrulur sanma
doldurur boşluğu
kum zerredir sanma
hapseder rüzgarı
kum fırtınadır sanma
öper dorukları
kum talandır sanma
yok eder pislikleri
kum yığılmadır sanma
kırar zincirleri
durmadan
yatmak kalkmak
uyur gibi yapmak
sabahı öğlene uzatırken
derinlerde vurgun yemek
kumsalda çöl
çölde kum
kumda taş
taşta kum
silis sırça
soğuk ateş
üşüyor taş
akıyor kum
doluyor umman
durmak
gitmeden terk etmeden dönmek
elleri kaldırmak
savaşmadan indirmek
nedir aşk yanığı
bir morarma mı
bir kızarma mı
aşk yanığı
o bir karartma
geceleri ışıkla
gündüzleri ayla
söküp çıkarsan yüreğini yerinden
yer titrer aşkının ürpertisinden
durmadan
doğmak ölmek
arada olmak
andan ana yamanır zaman
aynadan canı almak
sudan kanı
kumsaldan taşı
çölden kumu
kumdan seni
senden beni
durmak
şehir gibi karmaşa
ölmek gibi yığılış yıkılış
ahşap yanmış
kerpiç parçalanmış
deniz depreşmiş
çıkmaz sokaklar
taşlı yollar
dereler çağları bölüyor
alt üst oluyor
üst yok oluyor
durmadan
bağırmak susmak
ısırmak dilini
sözcükler kanarken
yutmak heceleri
ne-re-dey-din
bun-ca
za-man
ö-lüm
ve
ha-la
ne-re-de-sin
kaybedenler
seyredenler
yitirenler
yüreklerinde gülleri yakmamışlar
beyinlerinde ifritleri kovalamamışlar
kırmızı balıklı nilüferlerin denizinde
ölmemişler
çırılçıplak
uçurumların ateşlerine
ateşlerini uçurumlara
fırlatmamışlar
kumun imzasına benziyor imzalar
başlangıcı karmaşık
yarılmış vadiler
çift güneşler
buzul çağları
süslü büyük
acısı derin
yüz yıllar
dalını kıvırmış
toprağa daldırmış
bir kök
uzamış azmış kazmış
diplerini kağıtların
ıslak kumlarında
kaybolmuş ağıtların
durmuş
bakarken kumsala vahalar
derin koyaklar
konyağı, rakıyı taşımış kıvrımlar
neleri saklıyorlar
gömülmüş sevdalar
saydam kumlardan yansıyor ateş
kumsallara bakarken
iki delici göz oyuyor
her göz kırpması bir burgu
delik deşik oluyor
durmadan
aramak
nerede denge terazi
ölçü mizan
meçhul kargaşanın
karantina sınırları
nerede
nerede
rastlantıların ırmağı
hercümerci hayatın
nerede kesişmenin
nerede karışmanın
arınma kurbanları
yontulmuş
keskinleşmiş kumlar
saplanmış
can çekişen bir taşa
durmadan
yeniden başlamak olmadan yıkmak
varmadan dönmek yakmadan sönmek
ölmeden gömmek
durmak
aynı nefesleri alabilmenin ilmi
aynı suskuları yutkunmanın sırrı
aynı yollara düşmenin korkusu
aynı düşlere uyanmanın imkanı
durmadan
durmak
durmak
durmadan
Beyaz kedi her yanı tarayıp ertesi gün için gökyüzünü temizleyen gümüşsü ayı temsil eder. Beyaz kedi "gizlice ortadan kaybolanları izleyen, iz takip eden avcı; araştırıcı; kelebek avcısı"dır. Margaras "ternizleyici" ya da "kendi kendini temizleyen hayvan"dır. Yolu gümüşsü ayla aydınlanmış olan beyaz kedi avcı ve katildir. Bütün karanlık, gizli yerler ve varlıklar o karşı konulmaz ölçüde tatlı ışıkta ortaya çıkar. (William S. Burroughs - İçerdeki Kedi)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Eski Videolar
Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...
-
Şahin Şahvelioğlu (1958 - 2017) ------------ 16 Mart 2017 Perşembe - Kırıntı Köyü halkımızdan Şahin Şahvelioğlu (59) İstanbul'da ya...
-
Belleksizleşmek İstiyorum. Bu bir beklenti değil, bu bir niyet değil, bu bir geri çekilme veya kaçış değil. Tükenmiş olmanın doğal bir sonuc...
-
Mustafa (Kayalı) Dedem'in kırklı, ellili yıllardan kalma Ece ajandaları vardı, herbir güne alacak, verecek yazdığı. Defterleri bana gel...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder