9 Eylül 2023 Cumartesi

parçalanmış bir çöl

durmak

okumadan yazmadan
sanki bir an
binlerce saat
gözleri kısıp
boşluğa bakmak

durmadan

okumak yazmak
iş yapmak
gibi yaparken
başka dünyalara sarkmak
kendinden kaçmak

bir çakal oluyor taş
kumsalları eşiyor
kum gevşektir sanma
yıkar koşanı
kum yumuşaktır sanma
sıkar batanı
kum esirdir sanma
aşındırır taşı
kum savrulur sanma
doldurur boşluğu
kum zerredir sanma
hapseder rüzgarı
kum fırtınadır sanma
öper dorukları
kum talandır sanma
yok eder pislikleri
kum yığılmadır sanma
kırar zincirleri

durmadan

yatmak kalkmak
uyur gibi yapmak
sabahı öğlene uzatırken
derinlerde vurgun yemek

kumsalda çöl
çölde kum
kumda taş
taşta kum
silis sırça
soğuk ateş
üşüyor taş
akıyor kum
doluyor umman

durmak

gitmeden terk etmeden dönmek
elleri kaldırmak
savaşmadan indirmek

nedir aşk yanığı
bir morarma mı
bir kızarma mı
aşk yanığı
o bir karartma
geceleri ışıkla
gündüzleri ayla
söküp çıkarsan yüreğini yerinden
yer titrer aşkının ürpertisinden

durmadan

doğmak ölmek
arada olmak

andan ana yamanır zaman
aynadan canı almak
sudan kanı
kumsaldan taşı
çölden kumu
kumdan seni
senden beni

durmak

şehir gibi karmaşa
ölmek gibi yığılış yıkılış
ahşap yanmış
kerpiç parçalanmış
deniz depreşmiş
çıkmaz sokaklar
taşlı yollar
dereler çağları bölüyor
alt üst oluyor
üst yok oluyor

durmadan

bağırmak susmak
ısırmak dilini
sözcükler kanarken
yutmak heceleri
ne-re-dey-din
bun-ca
za-man
ö-lüm
ve
ha-la
ne-re-de-sin

kaybedenler
seyredenler
yitirenler
yüreklerinde gülleri yakmamışlar
beyinlerinde ifritleri kovalamamışlar
kırmızı balıklı nilüferlerin denizinde
ölmemişler
çırılçıplak
uçurumların ateşlerine
ateşlerini uçurumlara
fırlatmamışlar

kumun imzasına benziyor imzalar
başlangıcı karmaşık
yarılmış vadiler
çift güneşler
buzul çağları
süslü büyük
acısı derin
yüz yıllar
dalını kıvırmış
toprağa daldırmış
bir kök
uzamış azmış kazmış
diplerini kağıtların
ıslak kumlarında
kaybolmuş ağıtların

durmuş

bakarken kumsala vahalar
derin koyaklar
konyağı, rakıyı taşımış kıvrımlar
neleri saklıyorlar

gömülmüş sevdalar
saydam kumlardan yansıyor ateş
kumsallara bakarken
iki delici göz oyuyor
her göz kırpması bir burgu
delik deşik oluyor
durmadan

aramak

nerede denge terazi
ölçü mizan
meçhul kargaşanın
karantina sınırları
nerede
nerede
rastlantıların ırmağı
hercümerci hayatın
nerede kesişmenin
nerede karışmanın
arınma kurbanları

yontulmuş
keskinleşmiş kumlar
saplanmış
can çekişen bir taşa

durmadan

yeniden başlamak olmadan yıkmak
varmadan dönmek yakmadan sönmek
ölmeden gömmek

durmak

aynı nefesleri alabilmenin ilmi
aynı suskuları yutkunmanın sırrı
aynı yollara düşmenin korkusu
aynı düşlere uyanmanın imkanı

durmadan
durmak

durmak
durmadan

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...