4 Eylül 2009 Cuma

senin dünündü

senin dünündü şimdi yazdığım yazı. dün yaşamıştın şimdi söyleyeceğim sözleri. dün görmüştün şimdi elimle işaret edeceğim ufukları. şimdi yazacaklarım senin dünündü.

sen dün ıslanmıştın ben bugün dile getiriyordum yağmurları, dün gökkuşağının altından geçmeye çalışmıştın, ben bugün ancak şahidin olabiliyordum. dün bir çocuğun ağlamasına kalkmıştı yüreğin, ben bugün dinliyordum sakinleşmeni. dün bir ölüm haberine iki damla akıtmıştın içine, yüreğinin potasına, ben bugün cızırdıyordum.

dünündü senin şimdi söyleyeceklerim. yolun başını anlattığımda sen bitimindeydin, son dalga dediğimde sen kıyılardan geri çekilmelerdeydin.

ne anlatsam dünündeydi her şey. yaşamıştın, yaşıyordun. güneş doğuyor desem öğlesindeydin sonun. şehirler kurulurken yeni yeni, sen onun karmaşasını ekiyordun. şehirlerin sokaklarının hasatına çıktığımda, sen fırtınaları üflüyordun.

dünündeydi anlatacağım her şey ve anlattığım her şey.

gözlerinde yıldızlar dolaşıyor diyordum, sabahları karşılıyordun habersizce. onca ışık yılı yolu katedip gelen ışığı tutmuş gözbebeğin, evrenin tarihine bakıyordu. senin dünündeydi geceler ben akşamları demlerken...

nasıl bir dündü yaşadığın, nasıl bir dünden damıtıyordun kendini. bir muamma çözsem bugün, dün o yeniden düğümlemiş oluyordu yeni bir muammayı. dün yaşadıkların bugün beni dağlıyordu.

pamuk ve pirinç tarlalarında kara derili kölelerin şarkılarını ilk sen duymuştun. ben bugün ona isimler buluyordum henüz. köle gemilerindeki isyan sendin. ölümü yudumlamak sendin. ölümü yutkunmak sendin. seni yazıyordum bulutlara, bakmışım dün izlerin düşmüş yerlere.

ne anlatsam bugün, dün senden geçmişti o yıllar. yüzyılların göç yollarına kervansaraylar olmuştun dün, ben henüz bir otel odasının kirli penceresinde cam değildim. gelip geçenleri anlatsam, sen gülümsüyordun. benim dünümdü o camlar diyordun.

ıslandım bugün. kurudum ardından ve tekrar ıslandım. şarkılar dinliyorum. sen sözlerini dün fısıldamıştın kulaklarıma usulca, ben yeni duyuyordum.

senin dünündü şimdi yazdıklarım. ne kadar uğraşsam uzak senin bugünün bana. sen hep dünün defterini benden önce kapatıyorsun.

kabullendim. ne yazarsam senin dünün olacak, razıyım. kabullendim. ne dersem senin dününden sözcükler olacak, razıyım. kabullendim. bugünümü senin dününde yaşamayı kabullendim.

şimdi yazdım ya bunu. senin dünündü bu yazı. sen bu yazıyı dün yaşadın ben şimdi yazdım. sonunu oku bana: bilmiyorum.

Hiç yorum yok:

Tom Waits

Tom Waits. 1949 doğumlu. Hâlâ yaşıyor, şarkı söylüyor. Bana biraz Bukowski'yi çağrıştırıyor. Müzik yazarı Gary Graff, onun sesini şöyle ...