Ağaçların karaya çalmış yaprakları, yolları aydınlatan lambaların eşliğinde gölgelenmişler, yansılarını taşların üstlerine sermişler, dinlenmeye çalışıyorlardı. Cırcır böcekleri korosu yeni bir şarkıya geçmişti. Gecenin derinliklerinden yankılanan sesleri ile boşlukları dolduruyorlardı.
Sular avuçlanıyordu.
Toprak gebe kalıyordu.
Buzlar çözülüyordu.
Uçurumların iki yakası birbirine yakınlaşıyordu.
Tükenmişlik nasıl anlatılabilir?
Yalnız başına dinlenen sesler nasıl paylaşılabilir?
Kimin dikkatini çekip "bak Birsen Tezer söylüyor. Ne güzel değil mi", diye sorabilirim?
Söyleyebileceğim tek bir şey var. Yaşadıklarımdan anlatabileceğim hiçbir şey yok.
Söyleyebileceğim tek bir şey var. Yaşadıklarımdan anlatabileceğim hiçbir şey yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder