Lisedeyiz. Artık bir yerlere gideceğiz. her öğrenci geleceğinin peşinde. Dersler zor, ağır, üniversite hazırlıkları da bir yanda. Bazı arkadaşlar kısa yoldan hayata atılmanın telaşında. Astsubay okullarına başvurular yapılıyor.
(Ergene) ile aynı sırada oturuyoruz bir süredir. Ast subay okuluna gitmeyi planlıyor. Hasan (Kızılkaya) veterinerlik düşünüyor. İrfan (Gemalmaz) babasının lokantasında (o zamanlar Toros Lokantasını çalıştırıyorlardı) çalışacak. Üniversite yok gündeminde.Beyaz kedi her yanı tarayıp ertesi gün için gökyüzünü temizleyen gümüşsü ayı temsil eder. Beyaz kedi "gizlice ortadan kaybolanları izleyen, iz takip eden avcı; araştırıcı; kelebek avcısı"dır. Margaras "ternizleyici" ya da "kendi kendini temizleyen hayvan"dır. Yolu gümüşsü ayla aydınlanmış olan beyaz kedi avcı ve katildir. Bütün karanlık, gizli yerler ve varlıklar o karşı konulmaz ölçüde tatlı ışıkta ortaya çıkar. (William S. Burroughs - İçerdeki Kedi)
10 Nisan 2021 Cumartesi
Nazım Hikmet ile İlgili Bir Anı
O günler Türkiye tarihinin civcivli günleri. Okulda ülkü ocakları, ügdliler, akıncılar, devyolcular, kurtuluşçular, halkın yolu, halkın kurtuluşu, igd, genç öncü, tsip hepsi var. Öğretmenlerin töbderlisi, töbdersizi açık açık ortada. kendi meşrebimize yakın hocaların yanındayız. felsefeci Zafer Caber (İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü bitirmiş) yeni gelmiş. Durmadan, durmadan tartışıyoruz. Açlıkla konuşuyoruz.
Osman bir askeri okulu kazandı. 2. sınıfta askeri okula geçiş yaptı. Sıra arkadaşımdı. şeker İşçi Evlerine giderken birlikte giderdik. Onların evi de bağ arasında idi.
Askeri okulu kazanınca ve bizden ayrılınca ne yapmak lazım: Arkadaşımıza mektup yazmak, ona kartpostal atmak lazım. Yalnızlık çekmemeli. Ben de bir gün oturdum ona kartpostal veya mektup gibi bir şey yazıp yolladım. Mektupta / kartpostalda ne olmazsa olmaz: Alıntı yapmazsan ne kadar bilgili olduğun anlaşılmaz. Mektuba / kartpostala uzun bir şiirden bir pasaj ekledim.
Unutup gitmişim yolladığımı da yazdığımı da. Üzerinden bayağı bir süre geçti. Osman'ın abisi Ramazan'ın beni aradığı, beni bulursa günümü göstereceği kulağıma geldi. Ama öyle bir şey olmadı. Neden böyle olduğunu sordum, bana bunu söyleyene. Kardeşi Osman'ın askeri okuldan atılmasına sebep olduğumu söylüyormuş.
Birden anımsadım. Osman'a gönderdiğim mektup / kartpostaldaki şiir olabilir dedim kendi kendime ve çok üzüldüm. Yıllarca o yaşta yaptığım bu işin sorumluluğu peşimden geldi.
Osman(Ergene) daha sonra tütün eksperliği okumuş. Şimdi emeklidir herhalde.
Yazdığım şiiri hatırladım. Eksik, yanlış hatırlamalara malul bu şiirdi Osman'ın askerlik hayallerini yok eden.
15-16 yaşındaki birinin, yine aynı yaşlardaki bir arkadaşına samimi olarak yazdığı mektubun altına "birlikte olduklarını, yalnız olmadığını" ifade edebilmek için eklenen bir kaç satır, Türkiye'de, bir gencin hayatına müdahale etmenin ne kadar kolay olduğunun göstergesi.
Şiir şuydu:
Hep bir ağızdan türkü söyleyip
Hep beraber sulardan çekmek ağı
Demiri oya gibi işleyip hep beraber
Hep beraber sürebilmek toprağı
Ballı incirleri hep beraber yiyebilmek
Yârin yanağından gayrı her şeyde
Her yerde
Hep beraber!
diyebilmek
için...
Nazım Hikmet. Dün ölüm yıldönümünü andığımız büyük ozan.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Tom Waits
Tom Waits. 1949 doğumlu. Hâlâ yaşıyor, şarkı söylüyor. Bana biraz Bukowski'yi çağrıştırıyor. Müzik yazarı Gary Graff, onun sesini şöyle ...
-
Şahin Şahvelioğlu (1958 - 2017) 16 Mart 2017 Perşembe - Kırıntı Köyü halkımızdan Şahin Şahvelioğlu (59) İstanbul'da yaşamını yitirmişt...
-
Mustafa (Kayalı) Dedem'in kırklı, ellili yıllardan kalma Ece ajandaları vardı, herbir güne alacak, verecek yazdığı. Defterleri bana gel...
-
Walkman Hüseyin’in İtalya’dan getirdiği Sony marka bir walkman, elimde tuttuğumda artık yalnızca bir kaset çalar değildi; heyecanlarıma kapı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder