18 Şubat 2008 Pazartesi

Bir geceden

-ulus baker, jeff buckley, kurt kobain, sylvia plath, cesar pavese için

ne zaman genç ölümler görsem
yoldaşım arkadaşım
içime döner derinlerimi kazarım
şarkıları olurum okyanusların
karanlık diplerinde serseri dolanırım

ruhundaki hangi fırtınalarla
gitarını aldığı
başında şapkası
ağzında sigarası
okyanusun kıyısına indiği
suya yürüdüğü
kendisini dalgalara bıraktığı
hangi ruhundaki fırtınalarla

öyle bir imbikten süzüldüm ki
merkezdim sanki
yaşadıkça küçüldüm
- hükmüm geçmeden
- kum tanelerine su damlalarına
- dalgaların karşı konulmaz güçleri
- dağları adaları yerle bir ederken

yoksunluğumuz
yalnızlığımız
güçsüzlüğümüz
unutulmanın tutsağındaydık
orta yerinde değilken anların
- görüyorduk
- olamayacaktık
- sadece vardık
- çeperlerimiz
- düş gücümüz
- hani nerede
- fırtınalarımız derken

güçsüzlüğünü
kendinde yenmekti ölümü
teslim olmanın
belki karşı koymanın farklı bir yoluydu

o bir sigara
o bir sarımlık tütün
o bir vurumluk iğne
o bir dikimlik içki
o bir çekimlik tetik
o bir dolamalık ip
o bir kullanımlık jilet
içimdeki yokluğu
tenimdeki kırılmışlığı
geçilemeyen bataklıkları
dehlizlerde kaybolmayı
biliyorum
o zaman gülümsüyorum
anlamak ve gülümsemek
yazgıma diyorum

çaresizce sevmekti
çaresizce ama sevmekti
yaptığımız elimizden olsa bile tutkuyla
kendi elimizden olsa bile tutkuyla
o seçim elimizde
tetik ne olduğunu bilmeden
çekmek tutkuyla

minicik kızın gözleri
kendine kendi dışından
sanki bir yabancı gibi bakan
hangisi tutkuydu
gözleri -masum ve kapalı
vaz geçişi -suya bıraktıran
gelecek var mıdır diyen bir ses miydi yoksa?

sığınaklarımız
ne kadar sığınaktı
kendi içimize
yıkılması en zoru muydu
en kolay fethedilecek bende

en zor olana hazırlandığımız
en zayıf anımız
neresiydi yüreklerimizin çöktüğü yer

uykulardayız şimdi
dipsiz
dönüş yolu
silinmiş uykularda

ne zaman genç ölümler görsem
yoldaşım arkadaşım
içime döner derinlerimi kazırım
Şarkıları olurum okyanusların
karanlık diplerinde deliksiz uyurum.
temmuz 2007

Hiç yorum yok:

Tom Waits

Tom Waits. 1949 doğumlu. Hâlâ yaşıyor, şarkı söylüyor. Bana biraz Bukowski'yi çağrıştırıyor. Müzik yazarı Gary Graff, onun sesini şöyle ...