panayır... cambazlarıyla, aynalı odaları, korku tünelleriyle. sevinçleri ve rastlantılarıyla panayır... yarışmaları, gösterileri ve konserleriyle.
sağılmış çocuk düşleri panayırı burası.
burada bütün oyunlar, düşler, korku ve sevinçler, seviler anlatılarda gizlidir. anlatılar, ki, yağmur yüklü bulutun ağırlığında, gebe kadının çektiği sancının acılı mutluluğunda, sokak lambalarıyla kurulan yalnız dostlukların ıssızlığında, kalabalık otobüslerin tere bulamış havasında, okul sıralarının, iş hayatının çıkmazlarında, zorunluluğun sur diplerinde damıtır öz suyunu, can iksirini.
bir yanda anlatılanı anlatan var. anlattıkça yaşayan, yaşadıkça anlatının içinde giren, onunla birleşen, anlatının kendisi olan, anlatıya can veren, ruh üfleyen var.
diğer yanda anlatıyı dinleyen, dinledikçe dirilen, dirildikçe titreyen, bir filmin ağırlıksız görüntülerinden etkilenen, o görüntülerle coşup, o görüntülerle karanlıklara gömülen, hayal girdaplarına kapılıp gidenler var.
sağılmış çocuk düşleri panayırındayım. panayırın anlatısı, anlatıcısı, dinleyeniyim, bilet kesicisiyim sözlerinden. sessizlikten ses çıkaranım. aynalar odasının hem bakıcısı, hem bakılanıyım: girenle giren, görünenle görünen, kaçanla kaybolanım. çıkanla çıkan. korku tünellerinin frankeştaynı, vampiri, kuru kafasıyım. ölüm dehlizlerinin hadesiyim.
panayırın panayırıyım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder