yarım kalmayan sevilerin
yel değirmenlerine kanatlar ol
yel değirmenlerini çeviren rüzgar ol
kurulamayan dengelerde ayakta kalan ol
ince bir duyarlılığın işçisi
sessizliğin ardılı
konuşmaların tüketeni ol
hani kimileyin susulmaz da anlamlarını yitirir ya sözcükler
hani söylenmek istenir de bir türlü kayıp gidemez ya dudakların arasından sözcükler
o anların yaşayanı ol
hani yürünür de konuşulmaz ya
hani yağmur yağar da saçaklar dar gelir ya
hani ıslanılır ya iliklere kadar
güz kaçkınlarının yardakçısı ol
hani söylenceler vardır
dinlerken ikarus gibi uçmak istersin ya
pandora’nın kutusu gibi saçılmak istersin ya
hani bütün kötülükler dünyaya yayılır ya açılınca kutu
yalnız içinde “umut” kalır ya hani kutuda
hani tek boynuzlu pegasuslar gibi kucaklaşmayı düşlersin ya bulutlarla
gecenin aydınlığında uyku ol
hani tuğla tuğla yükselir ya yapı
hani bağrına saplandıkça bel darmadağınık
üstünden geçtikçe traktör çiğnedikçe öküz
deştikçe pulluk karasaban
karabasan
yağmur tavlı kokularıyla ufalanır ya
öyle yumuşak toprak ol
hani bir resme
bir kitap kapağına bakarsın ya
için cız eder
hani ateşe atarsın su
kor cız eder ya
sözlerindeki gizli hünerler gözlerinden hız alır ya
koşan yıllara mevsimlerle yetişen ol
ortamların insanı değil
insanların ortağı ol
yaşamın yatağı ol
ölümün otağı
korkulmayan korkunun dostu ol
sevi dervişliğinin postu ol
yüreklere dol
yüreklerde ol
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder