25 Mart 2008 Salı

Vincent’le Söyleşiler - I : Renkler

“Bir çelişkinin var olduğu yerde, bu çelişki güçlü ve dolaysızdır…”[Anna Seghers]

Nesneleri belirleyen, sıfatlarını yaftalayan hep sözcükler.
 
Ter kokusuna sarmalanmış sessizliğin geceye yaydığı seslerin ağına takılı bir adam. Sürahi kırmızı. Yanında sırça bardak dolu. Ötesinde küllük. İzmaritler. Motor homurtuları duyulan tek tük arabaların geçişleri.

Herhangi, öylesine bir günün öykülerine saplantı derecesinde bağlanan yolculara Vincent şu soruyu sorar:”Maviler, yeşiller hele sarılar niye güneşe o denli yakın da güneş değil?” 

Haklıdır yolcu. “Bu kulaksız adam ne diyor?“ diye. 

Oysa Vincent de haklıdır. “Bu insanlar neden saçma diyorlar güneş arayışıma? Benim güneşim renkler değil. Ben renklerimin her birini güneş yapmak istiyorum. Bunun neresi delilik?”

Hiç yorum yok:

Eski Videolar

Eski videolara bakarken tuhaf bir duyguya kapılıyorum. O karelerde, artık olmayan bir dünyanın içinden bana bakan bedenler var: Şuh kadınlar...